İstanbul Kuyumculuk Fuarı öncesi Taç Zincir’in genç CEO’su Elvis Boyacı ile yenilenen Kuyumcukent mağazalarında birlikte bir kahve içip sohbet ettik.
Sektörde altın ve ons farkları uzun zamandır satışları kötü etkilemekte, siz hem üretim hem satışta yer alan bir firma olarak ne görüyorsunuz 2025 yılını.
Geçtiğimiz süreçte özellikle bizim gibi sadece ana faaliyetlerine odaklanmış olan firmalar büyük zararlar yaşadı. Sektör olarak biz tepki göstermek yerine adapte olmayı ve bu farkların etrafından dolanmak için türlü türlü uyanıklıklara başvurmayı tercih ettik ve biz böyle yaptıkça bu farklarda kapanmak bilmedi. Birkaç için bütün sektörü tehlikeye attık. Tamam herkes belli bir oranda satış kaybı yaşadı ama bir o kadar da göz ardı ettiğimiz fırsat kayıpları oldu ve bunların sektöre ne kadar büyük kayıp yaşattığını maalesef hesaplamak mümkün değil.
Altın farkları ihracat odaklı firmaların gözünü iç piyasa çevirdi ve iç piyasada büyük bir suni şişme oldu. Kağıt üzerinde iş yapmak, atölyeleri çalıştırmak için herkes iç piyasaya sindirebileceğinden çok mal verdi ve maalesef çok fazla bu süreçte batık oluştu. Bir yandan insanlar yurtdışından mal ithal edip iç piyasada satarım karımı katlarım hayali ile satabileceğinden çok mal aldı ve sıcak paramız stok oldu ve o stoklar eritilemedi hala. Ben zincir üreticisi firmayım insanlar bana zincir teklif etmeye başladı İtalya’dan getirmiş elinde kalmış. Öte ki taraftan fiyat farkları kaçakçılığı cazip kılmaya başladı her gün haberlerde yeni bir altın kaçakçılığı haberleri döndü. Yazık günah bu ülkenin kaybı bunlar.

Yani özetle 2025’ten beklentim şu şekilde, geçmişten ders çıkartmadığımız, cari farkları kapanmaması ve bizim zorluklarımızın birilerine fayda sağlaması dolayısıyla 2025’inde zorlu geçeceğini düşünüyorum tüm firmalar beklentilerini gerçekçi tutsun. Atılımlarını iki kere düşünsünler.
Taç zincir de olmaz ise olmaz ilk üç nedir.
2025 yılında franchise yada bayilik düşünceniz var mı.
Biz dikine büyümeyi tercih eden bir firmayız. Yatay büyüme bizim kurumsal yapımıza uygun bir sistem değil.
Biz iş birlikleri ile potansiyel pazarlarda bulunmayı tercih ediyoruz. Firmamızı temsil edecek bizimle aynı değerleri paylaşan insanlarla beraber büyüyüp yol alıyoruz.
Sektör ve dergi okuyucularımıza iletmek istediğiniz mesajnız nedir.
Sektör olarak hem maddi hem de network açısından da çok kuvvetliyiz. Fakat bunu bireysel kullanımın ötesine taşımıyoruz. Belki kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren insan sayısı 6 haneli rakamları ancak geçer ama bu ülkede çok ciddi bir konuma ve saygınlığa sahibiz.
Kuyumculuk sektörü olarak hem sosyal sorumluluk projeleri, hem de sportif
vs. faaliyetlerin içinde daha çok olup sektörümüze daha fazla pozitif PR kazandırmamız gerektiğini düşünüyor ve bunu topluma borçlu olduğumuza inanıyorum. Bu sektörün saygınlığı son zamanlarda çok yara almaya başladı, hep birlikte tekrar toplumda ki imajımızı düzenlemeliyiz.
Son olarak sportif faaliyet demişken, TBL’de mücahadele eden profesyonel basketbol takımımız Haremspor’a da sektörümüzün destek verdiğini görmek bizleri çok mutlu eder. Küçük büyük her türlü destekten çok memnun oluruz. Yani maddi olmasa bile en azından maçlarımızda görmeyi çok isteriz herkesi.